Topuklu Ayakkabının İcadı, Dünü ve Bugünü

Topuklu Ayakkabının İcadı, Dünü ve Bugünü

 

Bir önceki yazımızda sizlerle Ayakkabının tarihi gelişimi ve önemini paylaşmıştık. Peki sadece ayakkabı kelimesi her şeyi anlatmak için yeterli mi? Elbette değil. Ayakkabı kategorisinin en göz alıcı, en zarif ve en merak edilen parçasını da ele aldık. Topuklu ayakkabının geçmişten günümüze kadar uzanan hikayesini inceledik.

 

Her Zaman Kadın Ayakkabısı Değildi

Topuklu ayakkabı günümüzde bir estetik algısıdır fakat bu durum her zaman böyle değildi. Topuklu ayakkabının icadının Milattan önce 4000’li yıllara dayandığı söyleniyor. Yüksek topukların; Mısırlı kasapların o yıllarda ayaklarını yerdeki kandan korumak için, Moğol atlılarının da üzengilerini daha iyi kavrayabilmek için kullandığı biliniyor.

Tarihteki çoğu bilgiye göre, topuğun kökenleri at biniciliği ve savaşçıların eyere sıkı tutunma yetenekleriyle ile ilgilidir. Biraz araştırma yaparsak, genel olarak ilk kullanımlarının ihtiyaç üzerine ve erkekler tarafından olduğunu görebiliriz. Ancak yüksek topuklu ayakkabıların günümüzdeki gibi şıklık ve zerafetin temsilcisi olarak görülmesi ile ilgili tarih 1533. Bu tarihte yapılan ilk topuklu ayakkabının tasarımcısı ise ünlü ressam Leonardo da Vinci…

 

 

 

 

 

 

 

1533’de, Floransa’nın ünlü ailelerinden biri olan Medicis’lerin kızı Catherine, bir dük ile evlenmeye karar verir. Catherine, bu oldukça görkemli geçecek düğünün gölgesinde kalmaktan korkmaktadır çünkü kendisi ufak tefek, kısa boylu bir kadındır. Çözüm için birçok kişiye başvurulur ve rivayete göre çareyi Da Vinci bulur. Bir topuklu ayakkabı çizer ve bu ayakkabı hemen üretilip düğününde giymesi için Catherine’e verilir.

Sonuç tam da istendiği gibidir. Gelinin bu yeni ve farklı görüntüsünden etkilenen kadınlar da bunu taklit etmeye başlarlar. Topuklu ayakkabılar, o dönemde yüksek statü göstergesi olarak kabul edilir.

 

 

 

Peki 1533’e Kadar Hiç Yüksek Topuk Yok Muydu ?

Kesinlikle vardı fakat kadınlar yaklaşık 60 cm’ye kadar olan platform topuklu ayakkabılar tercih ediyorlardı ve bu hiç güvenli bir durum değildi.  O yıllarda yaşayan Mr. Kippen bu konu hakkında

‘’Ayakkabılardaki platformlardan çoğu kadın düşüyordu hatta hamile kadınlar bu yüzden bebeklerini düşürüyorlardı, yasaklanması an meselesiydi’’ demiştir.

Catherine’in düğününden sonra topuklu ayakkabı talepleri artınca, ayakkabıcılar onları daha güvenli hale getirmenin bir yolunu bulmuşlar ve platformun ön tarafını oymaya karar vermişler. Böylece, kısmen daha güvenli ve daha şık görünen topuklu ayakkabıları ortaya çıkarmışlar.

 

 

Topuklar Her Dönemde O Kadar Yüksek Değildi

Sonraki dönemlerde de artık çoktan modanın vazgeçilmez bir parçası olan topuklu ayakkabılar, moda rüzgarlarıyla birlikte değişimler geçirdiler. Örneğin; 1850’lerden 1950’lere kadar, genelde 5 cm civarında topuklar tercih edildi. 1950’de ise kadınlar, Marilyn Monroe ve onun oldukça kadınsı tarzıyla birlikte kullandığı stilettolar ile tanıştı. Keşfedilen bu hem yüksek hem de ince topuklar modaya yön verdi.

 

Yıllarca topuk boyları değiştirilerek, topuklara detaylar eklenerek çeşitli tarzda ayakkabılar üretildi. Hemen hemen hepsi de bir dönemin modası oldu. Eskiden erkeklerin olsa da günümüzde kadınların vazgeçilmez aksesuarı sayılan bu ayakkabılar, eminiz ki hayatımızdan uzunca bir süre daha çıkmayacaklar.